Bölgesel Zayıflamada Tek Çözüm

bolgesel-zayiflamaBel, basen, göbek ve kalça gibi kısımlarda biriken yağlardan nasıl kurtulacağını çoğu kişi eminim düşünmektedir. Ancak sadece düşünme ile olabilecek bir faaliyet değildir bu. Çünkü bizler hayat tarzımızı, beslenme alışkanlığımızı değiştirmediğimiz müddetçe istemediğimiz bu bölgelerde yağ birikme olayı sürekli devam edecektir. Diyet ve zayıflamak için yapılan sporda bir yere kadar bu bölgelerde yardımcıdır.

 

Ancak son yıllarda bölgesel zayıflama için ultrasonik ses dalgaları kullanılarak yeni bir zayıflama yöntemi geliştirildi. Ultrasonik ses dalgaları ile böbrek taşlarını kıran cihazlar zayıflamak isteyenler için mükemmel bir kaynak haline geldi. Bu cihaz yağ dokusuna odaklandırılarak gönderilen ses dalgaları ile iyice yerleşen yağ hücrelerini parçalar. Bu yöntem sonucunda kırılan yağ tabakaları sıvılaşır ve metabolizmaya katılır. Dikkat etmeniz gereken en önemli nokta ise; bu cihaz sayesinde kırılan yağ tabakaları sıvılaştıktan metabolizmaya katıldığını ve eritilip yakıldığını söylemiştik. Ancak siz yağ tabakası kırılmasına rağmen beslenmenize ve spor düzeninize dikkat etmezseniz eğer eritilip yakılmadan başka bir yerde birikmeye devam edecektir. Böylelikle istenilen sonuç katiyyen alınamayacaktır. Hamilelik ve emzirme dönemlerinde bu zayıflama tekniğinden kesinlikle uzak durmalısınız.

 

İnce bir basen için örneğin, yürüyüş egzersizi yapabilirsiniz. Günlük düzenli olarak yapılan yürüyüş hareketleri basen eritmede büyük oranda etkilidir. Normal tempoda ve uzun süreli günlük yürüyüşleriniz sizin için 1-2 ay içerisinde sonuç alabileceğiniz yöntemdir. En verimli yürüyüş saatleri sabah saatleridir. Yani kahvaltı öncesi yapılan yürüyüşler vücudunuzun kalori kaybetmeye başladığı zamanlardır. Sabahları 45-50 dakika civarında yürüyüş yaparsanız eğer, gün boyunca alacağınız kalorileri yakmış olursunuz. Yürüyüş dışında evde kendinizin yapabileceği basen eritme hareketleri ise çember çevirme, ağır kullanmak basenlerinizde emin olun fark yaratacak egzersizlerdir.

 

Bel bölgeniz için ise; sol yanınızın üzerine yatacak şekilde yere uzanın, Sağ ayağınızı sol ayağınızın üzerine atın ve sağ elinizi başınızın arkasına koyun. Eliniz ileri bakacak şekilde dirseğinize dayanarak güç alın. Ayrıca dirseğinizle omzunuzun aynı hizada olmasına dikkat edin. Yere değen kolunuzdan destek alarak kalçanızı ve bacaklarınızı yerden kaldırın. Bu hareketi her iki bacak için de 10’ar defa tekrarlayın. Sağ tarafınıza geçin ve hareketlerin tamamını 3 bölüm olacak şekilde uygulayın. İkinci olarak ise; yere oturun, Bacaklarınızı sol yanınıza doğru rahat oturacak şekilde kırın. Yani sağ ayağınızın sol dizinize değmesi gerekiyor. Sol baldırınızı sol elinizle tuttuktan sonra, sağ kolunuzu yukarı doğru uzatın. Kendinizi zorlamadan sol yanınıza doğru esnerken sağ elinize doğru bakın. Aynı işlemi diğer tarafınızla da yapın. Yine hareketleri 3 bölüm halinde 10’ar defa tekrarlayın.

Cilt Bakımı için İlk Tercihiniz

cilt-bakimiDış etkenlerle direk olarak karşı karşıya olan cildimiz, vücudumuzun bakıma en çok ihtiyacı olan kısmıdır. Bol sebze ve yeşillik tüketmek cilt için bir numaralı onarıcıdır. Gün içinde eller düzenli olarak antibakteriyel ıslak mendiller ile temizlenmelidir. Uyku sırasında cilt kendini yenilediği için düzenli uyku önemlidir. Cildinizin parlak görünmesine yardımcı olabilecek bir diğer takviye de limondur. Yüzünüze limon sürerek parlaklığı yakalayabilirsiniz.

 

Uyumadan önce makyaj temizlemesine özen göstermeniz gerektiğini unutmayın. Tüm bunlar cilt bakımı için aslında başlıca şeyler.  Ve sağlık hiç kimsenin kesin olarak güvenemeyeceği bir nimettir. Bebekken pürüzsüz lekesiz olan cildimiz zamanla  derimizin bazı yerlerinde kuruluk bazı yerlerinde aşırı yağlanma gözeneklerde belirginleşme, yer yer kırışıklıklar, kahverengi lekeler, kırmızı lekeler oluşur. Ve biz buna hiçbir zaman dur diyemeyiz.

 

Güzel görünmek için pratik küçük çözümler elbette ki mevcuttur. Önemli olan bu çözümleri doğru zamanda ve doğru şekilde cildimize en uygun çözümü uygulayabilmektir. Örneğin akneler genellikle her zaman başlı başına sorun olmuştur. Akneleriniz için, evde az bir sütle mayaladığınız doğal yoğurdu akneleriniz üzerine sürün. Birkaç dakika bekledikten sonra bir parça pamukla silin. Ertesi gün akneden eser kalmadığını göreceksiniz. Mesela toniğinizi kendiniz yapın. Bir çay bardağı içme suyunun içine iki damla mentol ya da lavanta esansı damlattıktan sonra buzdolabında soğutun. Bir parça pamukla yüzünüze uygulayın. Gözle görülür bir canlanma hissedeceksiniz.

 

Yüzünüzde bulunan ölü hücre tabakalarından kurtulmaksa derdiniz cilt tipinize uygun peeling seçmeniz gereklidir. Tabi akneli bir cilde sahipseniz eğer peelingten kesinlikle kaçınmalısınız. Yaz ayları sonunda gözeneklerinizin açılması büyük oranda önemlidir. Çünkü cilt kendisini ölü hücrelerden arındırarak yeniler. Ölü hücreler için yüz kesesi de kurtarıcınız olabilir. Kırışıkların daha yumuşak görünmesini sağlamak için yoğun nemlendirici ürünler tercih edin. nemlendiricili fondöten, krem halindeki göz farları ve allıklar ve nemlendiricili dudak koruyucu ve rujları idealdir.

 

Ve yüzünüzün nemli kalmasını sağlamak, sizi olduğunuzdan daha genç gösterir. Vitamin ve minarel deposu meyve ve sebze suları, güzel, sağlıklı ve zinde olmanızda büyük ölçüde rol oynuyor. Hem güzellik, hem de vitamin kazandıran meyve sularına hayır demekle cildinize ve vücudunuza en büyük kötülüğü yapmış olursunuz. Özellikle portakal ve havuç suyunu içtiğinizde cildinizin pırıl pırıl olduğunu gözle görülür şekilde fark edeceksiniz.

Lazer Epilasyon Tarihi ve Hizmeti

Lazer-epilasyonEski Mısır’da Firavun döneminden bu yana istenmeyen tüyler sorun teşkil etmiştir. Öyle ki Eski Mısır’da bayanların saç kılları dışında vücudundaki tüylerinin görülmesine izin verilmezdi. İşte bu zorunluluk şekerli karışım denilen ağdayı meydana getirmiştir ve günümüze değin kullanılagelmiştir. Ağdadan sonra elektroliz yöntemi kullanılmaya başlanmıştır. Bu da iğneli epilasyondur. Adını bile duyunca ürküyoruz belki ama vakitten tasarruf diyerek mecburen yaptırıyoruz.  Fazlasıyla sancılı bir dönemdir. Çünkü birer birer kılları iğne yardımı ile kıl dipleri iğne ucundaki elektrik akımı ile yakılır ve tekrar çıkması engellenir.

 

Daha sonra ise lazer epilasyon hayatımıza girmiştir. Lazer ışığı belirli bir dalga boyundadır ve aynı doğrultuda giden birbirinden bağımsız,  konsantre ışık demetidir. Bu ışık demeti, lazer cihazları sayesinde renk kromoforlarına ( boya maddesine ) yapıştığında ısı enerjisine dönüşebilme yeteneğindedir. Lazer ışını özellikle anagen dönemindeki (kılın veya saçın üretiminin yapıldığı, oluşum veya gelişmenin ilk dönemi) kıllara uygulanır. Anagen kılları kendisini besleyen hücre ile yapışık haldedir ve lazer ışığı sayesinde kurur. Diğer dönemlerde kıl kendini besleyen hücre ile yapışık halde olmadığından dolayı lazer ışığının enerjisi kılı tamamen tahrip edemez. Lazer ışığının amacı kılları ve kılları besleyen hücreleri kökten tahrip etmekle birlikte tekrar çıkmasına engel olmaktır. Lazer ışıkları, kıllara rengini veren boya maddesi olan ve vücudumuz tarafından yapılan “melanin” adlı boya maddesine yapışma yeteneğindedir.

 

Lazer ışığı cilde gönderildiğinde, kıllar ve özellikle anagen dönemdeki kıllar bu lazer ışığını emer. Emilen ışık enerjisi cildi delmek tarzında şeylere gerek kalmadan cilt içerisine ve kıl köküne nüfuz eder. Köke kadar ulaşan ışık enerjisi, ısıya dönüşür ve kıl kökü ile birlikte kılı besleyen hücreler aynı anda tahrip olur. Buna tıptaki adıyla “selektif fototermolizis” denmektedir. Bu tahrip olan kıllar, dökülür ve uygulama yapılan tüylü bölge ağda yapılmış gibi tertemiz kalır.

 
Bu uygulama tam olarak 15 yıldır medikal alanda giderek artan taleple birlikte kullanılmaktadır. Dermotolojik alanın yanı sıra göz ve cerrahi alanda da sıklıkla kullanılan yöntemdir. Ve bu uygulamalara Dünya Sağlık Örgütü ile ABD’nin referans kuruluşu FDA’ nın onay verdiği, tedavilerdir. Uygulama sırasında gözleri korumak gerekir. Bunun için de hasta ve doktor özel bir gözlük kullanmaktadır.